BEKİKÖY SİTESİ'ne HOŞ GELDİNİZ...

SİTEMİZDE HOŞCE VAKİT GEÇİRMEK DİLEĞİYLE...
 
AnasayfaGaleriKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Yeni Bekiköy fotoları...
Ptsi Kas. 02, 2009 10:43 pm tarafından Admin

» BEKİKÖY PC
Ptsi Kas. 02, 2009 12:17 am tarafından Admin

» YENİ BİR BEKİKÖY SİTESİ YAKINDA ....
Ptsi Kas. 02, 2009 12:02 am tarafından Admin

» PROGRAMLARLA İLGİLİ SORULARINIZ
Paz Kas. 01, 2009 11:44 pm tarafından Admin

» MİCROSOFT OFFİCE SORULARINIZ
Paz Kas. 01, 2009 11:42 pm tarafından Admin

» BİLGİSAYAR LA İLGİLİ SORULARINIZ
Paz Kas. 01, 2009 11:39 pm tarafından Admin

» MSN YENİLENDİ ... SON SÜRÜM İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN ...
Paz Kas. 01, 2009 11:34 pm tarafından Admin

» GÜL EMEKÇİ YENİ ALBÜM
Paz Kas. 01, 2009 10:31 pm tarafından Admin

» ÇİFTÇİ ZOR DURUMDA....!!!!!!
Paz Kas. 01, 2009 8:57 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar

Paylaş | 
 

 ATATÜRK VE ŞEHİT ANNESİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Yaş : 26
Nerden : uşak
Kayıt tarihi : 25/09/08

MesajKonu: ATATÜRK VE ŞEHİT ANNESİ   Paz Ekim 19, 2008 10:00 pm

Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.

Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?

Kadın şöyle bir duralayıp,
- Neden sordun ki, dedi. Buraların saabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?
Paşa gülümsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır.

Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı.

- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği, atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindeyim. Bizim muhtar bana bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.

- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip saldı Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.

- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadını birden yüzü sertleşti.
- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim
Vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden kurtardı.

Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan?
Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşıyoruz. Şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu

dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi.

Bana dönerek,
- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu.

Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor.
Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp, Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu.

Ikisi de ağlıyordu. Iki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı;

- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik.

Oradakilere şu emri verdi;
"Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin.
Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://bekikoy.forumr.biz
 
ATATÜRK VE ŞEHİT ANNESİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ŞAİR ATATÜRK
» Atatürk'ün Hayatında 19 Sayısının Önemi
» NİNA VE ÇALAR SAATİ
» rumeli
» YasEMinİn haYAtI

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
BEKİKÖY SİTESİ'ne HOŞ GELDİNİZ... :: ATATÜRK KÖŞESİ :: HAYATI VE ANILARI-
Buraya geçin: